BEBEK ŞEKERİ-MAGNET KAPI SÜSÜ LOHUSA TACI NİŞAN-KINA-NİKAH TAKI YASTIĞI

29 Mayıs 2012 Salı

Ya Sabır çekiyorum bol bol...

Çalışma hayatından feci şekilde soğumuş durumdayım. Geçen yıllarımı göz ardı edip istifayı basma noktasına geliyorum son zamanlarda. 3600 pirim gününü doldurup tazminatlı çıkış yapmama 1,5 yıl gibi bir süre kaldı, ama sabrım da sonlarda. O kadar dayanabilecekmiyim bilmiyorum. "Ha gayret" diyorum kendi kendime "ya sabır"lar eşliğinde sık sık, iki tane sorunlu insan yüzünden sıkma canını, az daha sabret, bitecek diyorum. Ama ben sorunlu olmaya başlıyorum onlar sinirlerimi zıplattıkça. Çok sevdiğim işimden soğutuyorlar beni.

Fıtratım ve işime duyduğum saygı gereği, eğer çok ciddi bir yoğunluk yoksa, benim dışımdaki sebeplerden dolayı sarkmalar da olmuyorsa, işimi belirli bir düzende yapar. gün içinde kendimi sıkıntıya sokmadan, ertesi güne iş bırakmadan çalışırım. Dolayısıyla, planlı çalışmamın sonucu olarak iş saatlerinde boş zamanım olur. Benim bu boş zamanlarım da sorunlu tabir ettiğim kişilerin gözüne batar durur. Kendi sorumsuzluk ve yavaşlıklarının bedelini bana ödetmek derdine girerler.



İş hayatında da özel hayatta da öncelikleri belirleyip, o doğrultuda haraket etmek gerektiğini düşünmüşümdür hep. Yazıkki herkes bu düşüncede değil. Ben öncelikle işimi doğru, dürüst. ve zamanında yapmaya çalışırken, bahsettiğim kişiler öncelikle iyi vakit geçirmeye, sohbete muhabbete odaklandıkları için işlerini yarım-yamalak ve önemli gecikmelerle ancak yapabiliyorlar. Kendilerinden iş bekleyenlere yetişebilmek için birini bırakıp diğerine geçtiklerinden asla zamanında yetiştiremiyorlar ve benim boş zamanlarımda, tabiri caizse 'iki lafın belini kırma'yı abarttıkları zamanlarda yapamadıkları işlerine el atmamı bekliyorlar. Üstelik bahsettiğim işler örneğin bir doktorun acil bir hastaya herkes yerli yerindeyken ambulansa atlayıp tekbaşına gitmesi, onu hastaneye getirip tedavisini yapması gibi bişey. E ne oldu ambulans şöförüne, sağlık görevlilerine, onlar ne yapıyor, Doktora mı kaldı bu iş demezler mi?

Ben geçmiş iş tecrübelerimden öğrendim ki, suistimal potansiyeli yüksek birine iyi niyetle yardımcı olursan, o iş sana yapışır, nasıl olsa sen yapıyorsun diye her fırsatta, zamanla da sürekli olarak işi senin üzerine yıkar. Şu andaki işimde de benden önce çalışan kişi iyi niyetli davranıp bazı işlere el atmış ve o işler de üzerine kalmış. Bu bahsettiğim işlerin yapılıp onlarla ilgili verilerin bana gelmesi gerekiyor benim işimi zamanında yapabilmem için. İlk başlarda tez canlılık edip ve biraz da neden gelmiyor acaba diye meraktan işin başına gittiğimde, işin asıl sahibi yarım ağızla, benden önceki çalışanın bu işleri kendisinin yaptığını ve benden de aynı şeyi beklediklerini söyledi.Kendisi benim görev tanımının ardına ekleyi vermiş bunları. Ooohh ne ala. Konuşma tarzından niyetinin ne olduğunu anladım ve öyle olmadığını bildiğimi söyledim. Kendi işini kendisi yapmak zorunda kaldığı için biraz üzülerek ve isteksizce işine başladı. Aradan dört yıl geçti, hala işleri benim üzerime yıkmaya çalışır, ve çoğu zaman bunu kabaca çemkirerek yapar. Her geçen gün ben işi almadığım için daha fazla hırslanıyor, görüyorum.

İşin beni asıl çileden çıkaran yanı, onun bu konuda ve başka konulardaki saygısızlıklarını, hadsizliklerini işverenlerin görmezden gelmesi, yaşının biraz büyük olmasından dolayı saygısızlıklarını hoş görmemi isteyip duruyorlar. Hatta yardım ediver canım ne olacak dedikleri bile oluyor. Bu durum malum şahsın gururunu okşadığı ve benim de sabrımı zorladığıyla kalıyor tabi. Çünkü yardım edilecek bir durum değil. Keyfi olarak aksatılan işe elimi sürmemeye devam ve inat ediyorum ben de. Ama bu duruma daha nekadar sabredebileceğimi de bilmiyorum. Malum kişinin yaşı büyük olduğu için mümkün olduğunca saygılı davranmak için kendimi zorluyorum, onun bana karşı yaptığı saygısızlıklara rağmen çok zor oluyor,  çünkü işverenlerin tutumundan dolayı o hala aynı şekilde devam ediyor.

Geçen hafta kendimi "şu binanın üzerine göktaşı düşsün Allahım ne olur, ama içinde ben olmayayım" diye dua ederken buldum. Siz tahmin edin artık ne durumda olduğumu.

Maalesef hayatta iyi olduğu kadar art niyetli insanlarla da çok karşılaşıyoruz. Allahım herzaman iyi insanlarla karşılaştırsın hepimizi, ve artniyetli olanlardan korusun, karşılaştıklarımıza karşı da her ne olursa olsun doğru yoldan ayırmasın. "Amin"..























Image Map

2 yorum:

  1. Canım Rabbim sabır ve kolaylıklar versin. İş hayatının stres ve sıkıntılarını çok iyi anlıyorum. Az bir süren kalmış, ne olursa olsun sen şeytana kulak asma ve 1,5 yıl daha sık dişini.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aminn canım ya, 1.5 yıl gözümde nasıl büyüyor ama bir bilsen, bu sabrın sonu selamet olur inşallah,

      Sil

I heart FeedBurner