BEBEK ŞEKERİ-MAGNET KAPI SÜSÜ LOHUSA TACI NİŞAN-KINA-NİKAH TAKI YASTIĞI

29 Mart 2011 Salı

Allahım ne kadar sabırlı!!

Sabahları kahvaltı etmeden dışarı çıkmamaya çalışırım, kahvaltı ederken sabah haberlerini izlemek te bir keyiftir benim için. Son günlerde özellikle keyifli haberler olmasa da yine de alışkanlığıma devam ediyorum tabii. Çoğunuzun malumu Kayseri'deki üç küçük çocuğun akıbetinin belli olması ve katil zanlısının yakalanması gündemi meşgul ediyor  birkaç gündür. Bugünkü haber idam cezasının geri gelmesi isteğiyle ilgiliydi. İdam cezası tartışılır, şu durumda bir idamlık ta 9 yaşındaki çok güzel bir çocuğa kıymış cani anne ile kızı. Neler yaptıklarını söylemeye dilim elim varmıyor, bir de başları dik yürüyebiliyorlar. Bunu yapanlar kadın, ikisi de anne!!
 Allahım nekadar sabırlı, hala bu canilerin damarlarında kan dolaşmasına, kalplerinin atmasına izin veriyor, hala nefes alabiliyorlar, hala ellerini, ayaklarını, gözlerini, dillerini, tüm uzuvlarını eksiksiz kullanabiliyorlar. Hala beyinleri acaba nasıl yalan söylesek de kendimizi kurtarsak diye düşünüyor, göğsündeki kararmış, sadece kan pompalamaya yarayan et topağı acıyla, azapla kasılmıyor mu acaba hiç?
İdam cezası, kişilerin ahiret inancına göre farklı anlamlar kazanabilir. Bazıları için ölüm sondur bazıları içinse başlangıç.
Öldürüp te kurtulduğunu sananlar, bir gün kendilerinin de öleceklerini düşünüyorlar mı acaba.?
Can alanlar, canı verenden haberdarlar mı, kendi canlarının asıl sahibinin kim olduğunu biliyorlar mı acaba?
Kendilerinin nasıl can vereceğini, azrailin onların canını almaya hangi kılıkta geleceğini biliyorlar mıdır, hiç düşünmüşler midir kanlı eylemlerinden sonra?

Çok iç karartıcı bir konudan bahsettim biliyorum. Buraya kadar okumayı sürdüren olduysa bu yazıyı teşekkür ederim ve özür dilerim. Ama inanın günlerdir haberleri izlerken, gazeteleri okurken, boğazımda kocaman bir düğümle, gözlerimden akmasını engellemek için zor zaptettiğim gözyaşlarımla boğuşuyorum. Ailelerin feryatlarını duydukça, onlarla beraber ben de lanetler yağdırıyorum canilere.
Günlük hayatımda olsun, blogda olsun farklı konulardan bahsetmeye çalışıp içimdeki öfkeyi bastırmaya çalıştıkça, insanlığın resminin bende oluşturduğu hayalkırıklığını örtbas etmeye çalıştıkça, duygularım daha derinlere iniyor.
Aslında çok üzgünüm, ama hayat bizim için devam ediyor.
Suçluların yakalanması ve bazı olayların geç te olsa aydınlatılması yenilerinin olmaması için caydırıcı olabilir umudu ile teselli olmaya çalışıyorum....

Image Map

5 yorum:

  1. Senin gibi bende bu konuda aynı hassasiyete sahibim. İnanılmaz üzüldüm bu iki olayada. Bunlarda merhamet namına birşey kalmamış :(

    YanıtlaSil
  2. haber izlemem ben izlenecek birşey göremiyorum sadece üzülüp bunlaıma girip lşanet ediyoruz
    ama sabahları izlerim çoğu zaman
    hele şu takıntım müge anlı bakmıycam diyorum yne açıyorum insan hayret ediyor neler oluyor neşler yapıyorlar nasıl yaşıyorlar o kayserili çoçukalrın başına gelenler allahım oldumu gerçekten gerçek bir olaymı o anneleri babaları allahım sabırlar versin biz gözlerinin içine bakıyoruz kolayöı ya evlat nefes gibi onlar hasta olsa canımızdan can gidiyuor
    ama elin adamı geliyor dilim varmıyor söylenecek çok şey var

    bence idam geri gelmeli caydırıcı cezalar verilmeli ama ama ama işte sadece ama diyebiliyorum ve cümleler orda noktalanıyor keşke elimizden gelen birlşey olsa

    YanıtlaSil
  3. asahhara, bu konulardaki hassasiyetinin farkındayım arkadaşım, bir çoğumuz öyleyiz, arada insanlıktan çıkmış 'sıfatsızlar' çıkıyor işte, Merhamet duygusu 'insan'da olur, bunlar öylemi ya?

    Nisahar, haklısın canım, insan yavrusuna can parçası diye bakıyor, bu olanlar gerçek mi diye soruyor ister istemez kendine. Ve maalesef elimizden gelen hiç bir şey yok o insanlara sabır versin diye Allah'a dua etmekten başka.

    YanıtlaSil
  4. Diyecek söz bile bulamıyorum böylelerine Allah vicdan sahibi kullarla karşılaştırsın evlatlarımızı...

    YanıtlaSil
  5. Amin Aylincim, tüm kalbimle katılıyorum duana arkadaşım.

    YanıtlaSil

I heart FeedBurner